Psikolojik Dayanıklılığı Güçlendirmek İçin 12 Yol

Yazıyı Paylaş :

Hepimiz sıkıntı, kaygı, travma ve diğer stres faktörleriyle karşı karşıyayız. Özellikle yaşamış olduğumuz şu zor süreçlerde bu duruma hepimiz maruz kalmış durumdayız. Ama biliyoruz ki bu durumlara karşı hepimizin farkında olduğumuz ya da olmadığımız sorunlarla başa çıkmada kullandığımız farklı teknik ve yöntemlerimiz var. Bu gibi zor durumlara karşı uyum sağlamak ve eski gücümüze geri dönmek için de bazı yol haritaları çıkarabiliriz.

Psikolojik Dayanıklılık

Zihinsel ya da duygusal olarak bir sorun-krizle başa çıkabilme ve sonrasında önceki duruma hızlı bir biçimde geri dönebilme yeteneğine Psikolojik Dayanıklılık diyoruz. Dayanıklılıkta her kişinin stres faktörlerinin negatif yansımalarından korumada zihinsel süreçler ve davranışlarda farklılıklar ortaya çıkar. Dayanıklılık bu zor etkilerden güçlü bir şekilde geri dönebilmeyi ve beraberinde de deneyimlerle daha da derinsel bireysel büyümeyi de ifade edebilir.Bu yaşanılan negatif olaylar ne kadar acı verici de olsa hayatımızın sonunu belirleyici etkenleri olmak zorunda değiller. Yaşantımızda daha da büyüyebileceğimiz, derinleşebileceğimiz, kontrol edebileceğimiz çok fazla yönü var. Esnekliğin rolü de burada devreye girmektedir. Zihinsel ve davranışsal olarak dayanıklı olmakla sadece zor koşullardan geçmeyi değil aynı zamanda hayatımızın da iyileşme sürecinde önemli bir rol oynar.

Akla hemen şu soru gelebilir, o zaman dayanıklı olmak hiç sıkıntı yaşamamak ya da zorluk çekmemek midir? Elbette kişiler sıkıntı yaşar ve zorluk çekebilirler. Sadece bazı kişiler bu zorluklarla daha rahat mücadele edebilirken bazı kişiler zihinsel, duygusal ve davranışsal olarak daha zorluk çekerler. Özellikle çocukluk çağlarında destekleyici ebeveynlerle yetişen çocuklar bilinçaltında psikolojik dayanıklılarını bilişsel beceriler, kişilik farklılıkları, problem çözme yeteneği, kendi kendini düzenleme ve strese uyum sağlama becerileri geliştiren araçlar geliştirebilirler. Ebeveynlik stilleri dayanıklılığın gelişiminde büyük rol oynar.

Özellikle geçmiş yaşamlarında büyük zorluklar ya da travma yaşayan kişiler genellikle duygusal olarak acı çeker ve stres yaşarlar. Esnekliğe ulaşabilmek için de duygusal zorluklardan geçmiş olmak da muhtemeldir ve bu yaşanmışlıklar bazılarını daha esnek hale getirebilir. Dayanıklı olmak bir kişilik özelliği değildir, dinamik bir öğrenme sürecidir…Herkesin öğrenebileceği, geliştirebileceği düşünce, duygu ve eylemleri içerir. Bir düşünelim savaşlar, ölümcül hastalıklar, kayıplar, ayrılıklar, ölümler, boşanmalar, göçler, terör olayları gibi trajedilerden sonra bile kişiler hayatlarına geri dönmeyi başarabilmişler ve hayatlarını yeniden inşa ederek hayata karşı verdikleri yanıt, esnekliğin mucizevi bir savunma mekanizması olduğunun göstergesidir. Esnekliği, dayanıklılığı arttırmak için direnç (kararlılık) zaman ve öncelikle niyet gerektirir. Özellikle sağlıklı yaşam, sağlıklı düşünme, anlamlandırma ve ilişkilere odaklanmak zor ve travmatik yaşantılara karşı daha güçlü durmanıza yardımcı olacaktır.

Psikolojik Dayanıklılığı Arttırmak İçin Yol Haritası

1. Farkındalık Uygulamaları (Mindfulness teknikleri) ile yoga ve meditasyon ya da dua gibi manevi eylemler de insanların bağlantı kurmasına ve umudu yeniden kazanmasına yardımcı olabilir, bu da yaşantılarında karşılaşacak direnç gerektiren durumlarla başa çıkmada güç sağlayabilir. Bu farkındalık uygulamalarının anın farkına varmada, kişisel farkındalık kazanmada, stres ve kaygılarla başa çıkmada, şükretmede, odaklanmada, öğrenme ve hafıza gelişimine yani sağlıklı bir yaşama çok büyük katkılarının olduğu da bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

2. Kendini keşfetme: Özellikle yaşanmış bir sorun ya da trajedi mücadelesinden sonra insanlar genellikle olgunlaştıklarını görürüler. Kendinizi o anda savunmasız hissettiklerinde bile daha iyi ilişkiler kurduklarını ve kendilerini daha güçlü hissettiklerini belirtmişlerdir. Aslında bu da kişiler için özdeğer ve özsaygıyı arttırmaya atıftır.

3. Negatif duygusal kaçınma: Alkol ve madde kullanımı zorluklar karşısında kaçınma davranışlarındandır, kişi bu maddelerin kullanımında anlık hazla kendini daha iyi hissettiğini sanabilir ancak sonrasında daha negatif zihin, düşünce, duygularla daha da büyüyerek geri dönüş sağlayacaktır. Bunlar anı örten maskelerdir. Bedeni stres yönetimi için kaynak bulmaya ve kullanmaya yönlendirmek daha sağlıklı bir davranış olacaktır.

4. İlişkilere öncelik verin: Halden anlayan insanlarla anlamlı ilişkiler kurmak, zorluklarda size yalnız olmadığınızı hissettirebilir. Bu anlamda sevdiğiniz, değer verdiğiniz kişilerle duygularınızı paylaşırsanız esneklik becerinizi destekleyecek adımlar atmış olacaksınız. Bazı kişiler travmatik olayların acısıyla kendilerini izole etmeye çalışırlar ancak hatırlanmalıdır ki sizi önemseyen insanlar var ve size destekleri büyük önem taşır. Küçük bir paylaşım bağlantı kurma zaman dilimiyle kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

5. Sosyal destek gruba katılmak: Bireysel olarak bağlantı kuracağınız kişi ya da kişilerin yanında belli bir amaç grubu olan örneğin, sivil toplum grupları, inanç odaklı gruplar ya da sosyal sorumluluk grupları içinde var olmak ve aktif katılım sağlamak umudunuzu yeniden kazanmanıza yardımcı olacak ve size mutluluk sağlayacak etkinliklerdir. Yardımlaşmak ve paylaşmak duygularınıza da iyi gelecek ve esnekliğinizi artırmanıza destek sunacaktır.

6. Sağlığınıza dikkat edin. Kişisel bakımın yanında akıl sağlığı ve fiziksel sağlığı da korumak önemli. Stres duygusal, zihinsel olduğu kadar da fizikseldir. Doğru beslenme, yeterli ve kaliteli uyku, düzenli egzersiz ve fiziksel aktivite gibi pozitif yaşam faktörlerini beslemek, strese, kaygı, endişe, depresyon gibi duygulara karşı sizi güçlendirecektir.

7. Yaşamınızın amacını bulmak için hedeflerinize doğru adım atın: Yaşamın sizce anlamı nedir, ne için yaşıyorsunuz, yaşamınızda hedefleriniz var mı ve bu hedefler belirli, gerçekçi, ulaşılabilir, ölçülebilir, belli bir zaman diliminde gerçekleşecek hedefler mi? Hedeflerinizi belirleyin geliştirin ve başarmak istediğiniz adımlara doğru ilerleyin.

8. Proaktif düşünce ve davranışlar: Zor zamanlarda duygularınızı kabul etmek önemlidir ancak kendinize “hayatımdaki bir sorun hakkında ne yapabilirim?” sorusunda eğer sorunlar çözülemeyecek kadar büyük görünüyorsa, fil tekniğini uygulayın ve bunları yönetilebilir parçalara ayırın. Örneğin işten çıkarılırsanız belki yöneticinizi çalışmak için ikna edememiş olabilirsiniz ancak güçlü yönlerinizi sürekli geliştirmek ve uygun bir özgeçmiş hazırlamak için zamanınızı ayırabilirsiniz. İnisiyatif almak stresli anlarınızda motivasyon sağlayacak ve acı veren zamanlarınızda tekrar yukarı çıkmanızı sağlayacaktır.

9. Her şeyi olduğu gibi görmeye çalışın. Kişilerde negatif olaylar karşısında felaketleştirme ve olumsuz negatif durumları büyütme eğilimi vardır. Olayın içinden kendinizi çıkartarak en yukarıdan bakmaya çalışın ve durumu objektif olarak algılamaya çalışın. Gelecek felaket senaryosu yazmanın size pek bir katkısı olamayacak. Kendinizi bunalmış hissediyorsanız bu duygunun geçici bir duygu olduğunu ve hayatınızın bir göstergesi olmadığını hatırlayın. Belki stresli bir olayı değiştiremezsiniz ancak olayı yorumlama ve cevaplama şeklinizi değiştirebilirsiniz.

10. Umut dolu tutum: Hayat bazen ters gittiğinde olumlu tutum sergilemek zor. Ancak İyimser bir bakış açısı da iyi şeylerin başınıza gelmesini beklemenizi sağlar. Korktuğun şey hakkında endişelenmek yerine istediğini gerçekleştirdiğine odaklaşsan, zihninde resmetmeyi denesen. Yol boyunca, zor durumlarla baş ederken kendinizi daha iyi hissetmeye başlayacaksınız.

11. Geçmişi deneyimleyip geleceğe yön vermek: Daha önce yaşadığın zor dönemlerinde kimlerin ya da neyin yardımcı olduğuna bilerek, yeni zor durumlara karşı nasıl etkili bir şekilde cevap verebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Nerede güçlendiniz, neleri deneyimlediniz, neler öğrendiniz?

12. Destek almak: İhtiyacınız olduğunda yardım almak, dayanıklılığınızı oluşturmak için çok önemlidir. Çoğu insan için, kendi kaynaklarını ve bahsettiğimiz stratejileri kullanmak, dayanıklılıklarını oluşturmak için yeterli olabilir. Ancak zaman zaman, her bir birey zorlandığını ve sıkıştığını hissedebilir ya da dirençle karşılaşabilir ve durumla başa çıkamayabilir. Böyle bir ihtiyacınız olması durumunda ileriye doğru ilerleyebilmek ve zihninizdeki karmaşık yün yumağından kurtulmak için işin uzmanlarından destek alabilirsiniz. Bu süreçte terapötik ilişki kurmak kendinizi iyi hissetmenizde önemlidir.

Lütfen unutmayın, bu yolculukta yalnız değilsiniz! Tüm koşullar kontrol altında olamayabilir ancak sevdikleriniz ile birlikte profesyonellerin destekleriyle hayatın zorluklarını aşarak büyüyebilir ve derinleşebilirsiniz.

Ayrıca “Kaygılarınızla Başa Çıkabilmek İçin Hemen Uygulayabileceğiniz Minik Adımlar” yazıma buradan ulaşabilirsiniz.


Yazıyı Paylaş :


Bir cevap yazın