Koçluk, farkındalık ve değişim arasındaki yolculuktur. Bireyin mevcut durumu ile varmak istediği yer arasındaki süreçtir. Koçluk, insanlara ne yapacaklarını söylemekle ilgili değildir. Koçun rolü, kişilerin öncelikle kendi akımlarını tanımlayarak kendi gelişmeleri için sahiplenme ve sorumluluk almalarını sağlamaktır. Amaç, niyetlerini ve davranış tarzlarını tanımlamaktır. Ayrıca bireyin ve takımın potansiyelini, kendileri için en üst seviyeye çıkarabilmeleri ve kendi iyileşme süreçleri için kendi kendinin performansını ortaya çıkarmakla ilgilidir.
Koçluk, kişiye kendi isteği dahilinde sistematik bir şekilde destek olması olarak ifade edilebilir. Koçluk sürecinde, koç ve koçluk yapılan kişi (Danışan) beraber çalışır. Koçluk yapılan kişi becerileri ile ilgili farkındalık kazanır, bu becerilerini geliştirmek ve hedeflerine ulaşmak için koçtan destek alır.
Belirli zamanlarda gerçekleştirilen performans değerlendirme görüşmelerinden farklı olarak, koçluk fırsatları günlük işlerin akışı içerisinde yer alır.
Kurumsal hayatta Koçluk, performans yönetimi ve gelişimi araçları içerisinde en interaktif olanıdır. Koçluk iki kişi arasında gerçekleşen interaktif bir süreç olması sebebiyle, kurulan ilişkinin kalitesi sürecin başarısı için kritik önem taşır.
Etkili koçlar, koçluk yaptıkları kişilerle güvene dayalı ortaklıklar oluşturacakları için ekiplerinde gelişimi en üst seviyeye çıkarırlar.Koçluk, çalışanların davranış ile birlikte performanslarını geliştirmek isteyen şirketlerde daha da tercih edilen bir yaklaşım olmuştur.
Koçluk doğru anlaşılması, uygulanması ve etik kurallarına göre sürdürülmesi gereken bir süreçtir.
Koçluk mesleği günümüzde psikolojinin amacıyla da yakınlık göstermektedir.Koçluk ve Psikoloji, insan davranışlarının altındaki ve zihindeki potansiyeli ortaya çıkarmaya çalışır ancak unutulmamalıdır ki koçluk yaklaşımı bir tedavi,terapi değildir ve uygulama teknikleri birbirinden çok farklıdır.